KİMYA MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

Kimya Mühendisliği; kimyasal süreçlerin tasarımı, işletilmesi ve çevre sorunlarının çözümünde diğer tüm mühendislik birimlerinde de ortak konular olan matematik, fizik, kimya, termodinamik, ısı transferi, akışkanlar mekaniği bilgilerinin yanı sıra fizikokimya, kütle transferi ve kimyasal reaksiyon bilgilerini de kullanan bir mühendislik dalıdır. Kimya mühendisliğinin diğer mühendisliklerle ortak ve farklı yönleri, bu meslek dalının çok yönlülüğü ve disiplinler arası çalışma gerektiren yapısından kaynaklanır. Tarih içerisinde kimya mühendisliği ve mühendisinin pek çok tanımı yapılmışsa da mesleğin 2000'li yıllardaki tanımı aşağıdaki şekildedir.

Kimya mühendisliği, malzemelerin kimyasal yapılarının, enerji içeriklerinin veya fiziksel hallerinin değişime uğradığı proseslerin geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgilenen engin ve çok yönlü bir mühendislik dalıdır.

Günümüz kimya mühendisinden ise; araştırmacı, tasarımcı olmasının yanı sıra yeni projeler geliştirmesi, yarışmaya açık olması,ileri düzeyde ekonomik analiz yapabilmesi, yaşadığı çevreye duyarlı olması ve sürdürülebilir kalkınma anlayışına sahip olması beklenmektedir. 27 eylül 2004 de Avustralya'nın MELBURN kentinde düzenlenen 6. Dünya Kimya Mühendisliği Kongresi'nde kabul edilen bildirgede kimya mühendisleri, koşulların değişimine paralel olarak gelişen mesleklerini yeniden ve ayrıntılı olarak tanımlamışlardır.



MELBURN BİLDİRGESİ (27 Eylül 2001):

Dünya çapında kimya mühendislerini temsil eden yirmi organizasyonun temsilcileri olan bizler aşağıdaki bildirgeyi imzalıyoruz.

21. yüzyıla girerken, kimya mühendisliğindeki bizler, becerilerimizi yaşamın kalitesinin mükemmelleştirilmesi, iş istihdamının arttırılması, ekonomik ve sosyal gelişmenin ilerletilmesi ve sürdürülebilir gelişmeyle çevrenin korunması için kullanmaya çalışacağımıza dair daha önceki sözümüzü yeniliyoruz.

Kimya Mühendisliği, dünyanın her yerinde, insanların hayatını mükemmelleştirmek amacıyla bilimin prensiplerini teknolojiler geliştirmek ve sağlamak için kullanmaktadır. Mineraller, metaller, seramikler, polimerler, kağıt ve kompozitler gibi malzemeleri sağlayan kimya mühendisliğidir. Gıdaların üretimi ve işlenmesi ve suyun tasfiyesi kimya mühendisliğine dayanmaktadır. Dünyadaki insanların sağlıklarının daha iyi olmasını kimya mühendisliği aşılarla, ilaçlarla ve biyoteknoloji ile sağlamıştır. Barınma giyim, ulaşım ve bilişim teknolojilerinin hepsi kimya mühendisliğine dayanmaktadır. Bizler toplumun dayandığı enerji kaynaklarını geliştirmekte ve dağıtmaktayız.

Toplumun ihtiyaçlarını karşılarken, kısıtlı kaynaklan en iyi şekilde değerlendiren, yeni ve ucuz ürünleri ve enerjiyi verimli kullanan süreçleri tasarlamaya söz veriyoruz. Toplum için ürünlerin geliştirilmesi, üretimi, kullanımı ve sonunda bertaraf edilmesi sırasında atığın ve çevre üzerine olacak ters etkilerin yok edilmesini hedefliyoruz.

Giderek küreselleşen toplumda, sürdürülebilir olmayan uygulamalardan kaçınmaya ve bunları engellemeye çalışırken, dünyanın artan nüfusunun toplu gereksinimlerini karşılamaya söz veriyoruz. İklim değişikliği ile ilgili ciddi durumun bilincindeyiz. İklim değişikliği ile ilgili karmaşık bilimin daha iyi anlaşılmasını teşvik ederken, aynı zamanda bunun etkilerini hafifletmek için sağlam teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına çalışmalıyız.

Dünyamızın karşı karşıya olduğu fırsatlar ve seçenekler ve bunlarda kimya mühendisliğinin oynayacağı roller açısından, toplum bilincini geliştireceğimize söz veriyoruz. Yeteneklerimizi, bilgimizi ve organizasyon becerilerimizi toplum refahının korunması için insanlığın devam eden iyileştirilmesinde kullanacağız.

Mesleğimizi en yüksek etik standartlara uygun olarak icra edeceğiz. Ömür boyu süren mesleki gelişmeyi teşvik edeceğiz ve en kaliteli gençleri bu mesleği seçmek için özendireceğiz.

Bu bildiriyi, diğer üyelerimize, topluma hizmet etmekteki yükümlülükleri konusunda onların daha da kuvvetli bilinçlenmelerini sağlamak üzere götüreceğiz. Dünyamızın geleceğini şekillendiren endüstriler, hükümetler, üniversiteler ve diğer kurumlarla da çalışmaya söz veriyoruz.

Yirmibirinci yüzyılda, dünyamızın karşı karşıya olduğu imkanlarla yüzleşmeye çalışırken, hem mesleki sorumluluklarımızın ve hem de başkalarıyla birlikte çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz.